

7. sınıf Ortak Mirasımız sunusu “Osmanlı Kültür ve Medeniyeti” konusunu 80 slaytta anlatır (SB.7.3.3, 16–18. haftalar). Selçuklu mirasından Osmanlı’ya: yönetim ve Divan-ı Hümayun, hukuk, toplum ve ordu, eğitim, sanat, günlük hayat, vakıflar, Ahilik ve loncalar; hikâye etkinliği, doğru-yanlış, test ve çıkmış sorularla.
Sunuda neler var?
- Kökler ve izler: Kültür, medeniyet, miras · Osmanlı kültürü nereden beslendi? · Selçuklu’dan Osmanlı’ya iki külliye · Osmanlı eserleri bugün nerede? · Mostar Köprüsü: Ortak bir miras
- Yönetim ve hukuk: Beylikten devlete yönetim · Padişah: Geniş yetki, büyük sorumluluk · Merkez ve taşra yönetimi · Yönetim: Divan-ı Hümayun · Divan’dan notlar
- Toplum, ekonomi ve ordu: Toplum: Yönetenler ve yönetilenler · Ekonominin temeli: Tarım · Konar göçerler ve şehirliler · Ordu: İlk düzenli birlikler · Kapıkulu Ocağı
- Eğitim ve sanat: Osmanlı’da eğitim kurumları · Mahallenin okulu: Sıbyan mektebi · Medrese ve Enderun · Batı tarzı yeni okullar · Tanzimat’tan sonra meslek okulları
- Günlük hayat ve dayanışma: Şehirde hayat: Cami, çarşı, mahalle · Evde hayat: Aile, misafir, sofra · Birlikte eğlenmek · Vakıf: Malını topluma bağışlamak · Vakıflar kimlere hizmet etti?
- Özet ve tekrar: Anahtar kavramlar · Özet: Osmanlı kültür ve medeniyeti; 6 doğru-yanlış, 6 test sorusu, hızlı tur
- Çıkmış sorular: 8 çıkmış soru (Bursluluk, SBS)
Derste nasıl kullanılır?
Her sunu bir online sunu: tarayıcıda açılır, kurulum istemez. Tam ekran sun düğmesi sunuyu akıllı tahtanın tamamına yayar. Sağ ok tuşu ya da tıklama bir sonraki adımı açar, sol ok geri alır; M tuşu içindekileri gösterir. Doğru-yanlış ve test sorularında şıkka dokunduğunuzda sunu doğru cevabı renk ve sesle gösterir. PowerPoint dosyası aynı animasyonlarla açılır ve düzenlenebilir; PDF’te bütün cevaplar açıktır.
plan.dogru.app’e giriş yaptıysanız sunudaki Yorum düğmesiyle bir slaydın istediğiniz yerine not bırakabilirsiniz. Hata ya da öneriniz bize ulaşır; düzeltilmiş sunu aynı adreste yayımlanır.
Öğrenme çıktısı (SB.7.3.3): Osmanlı kültür ve medeniyet unsurlarına ilişkin oluşturduğu ürünü paylaşabilme. Konunun haftalara dağılımı için 7. sınıf sosyal bilgiler yıllık planına bakabilirsiniz.
Ortak Mirasımız temasının diğer sunuları: Beylikten Cihan Devletine, Değişen Dünya, Yenileşen Osmanlı. 7. sınıf Ortak Mirasımız sunusu: tüm konular · 7. sınıf sosyal bilgiler ders anlatım sunuları
Slaytların metni
"Osmanlı Kültür ve Medeniyeti" sunusundaki 80 slaydın metni ve öğretmen notları, bölüm bölüm. Bölüm adına dokunarak açın.
Giriş (3 slayt)
1. Osmanlı Kültür ve Medeniyeti
- Osmanlı Kültür
- ve Medeniyeti
- 7. Sınıf Sosyal Bilgiler · Ortak Mirasımız Sunusu
- Yönetimden sanata, okuldan çarşıya: Osmanlı’dan bugüne uzanan ortak mirasımız
Öğretmene not: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, 7. sınıf Sosyal Bilgiler, 3. öğrenme alanı “Ortak Mirasımız”. Öğrenme çıktısı SB.7.3.3 (2026-2027 yıllık planında 16–18. haftalar). Bu çıktı ürün odaklıdır: Öğrenciler kaynaklardan çıkarım yapar, bir Osmanlı ailesinin hikâyesini yazar ve sınıfta paylaşır (süreç bileşenleri a, b, c).
2. Merak edelim
- Osmanlı’da yaşayan bir çocuk olsaydın gününü nerede ve nasıl geçirirdin?
- Osmanlı’dan kalan hangi yapıları, yemekleri ya da gelenekleri bugün hâlâ yaşatıyoruz?
- 5N1K soru kartı: Merak ettiğin bir soruyu yaz
- Kim?
- Süleymaniye Camii’ni kim yaptı?
- Nerede?
- Devletin kararları nerede alınırdı?
- Ne zaman?
- Çocuklar ne zaman okula başlardı?
- Ne?
- Vakıf ne demektir?
- Nasıl?
- Esnaf nasıl dürüst kalırdı?
- Neden?
- Osmanlı eserleri neden birçok ülkede var?
Öğretmene not: İki soruyu sorun, tahminleri tahtaya not edin. Her öğrenci 5N1K kartına merak ettiği bir soruyu yazsın; sunu boyunca cevaplarını arayacaklar. Birinci soru, Bölüm 5’in sonundaki hikâye etkinliğine hazırlıktır.
3. Yol haritamız
- Kökler ve izler
- Selçuklu mirası, külliyeler, üç kıtadaki eserler
- Yönetim ve hukuk
- Padişah, merkez ve taşra, Divan-ı Hümayun, adalet
- Toplum, ekonomi ve ordu
- Yönetenler ve yönetilenler, tarım, Kapıkulu, tımar
- Eğitim ve sanat
- Sıbyan mektebi, medrese, Enderun, Mimar Sinan
- Günlük hayat ve dayanışma
- Mahalle, sofra, vakıflar, Ahilik ve loncalar
- Tekrar ve çıkmış sorular
- Doğru-yanlış, test, kim bilecek ve 8 çıkmış soru
Öğretmene not: Web sürümünde ve PowerPoint’te başlıklara tıklayınca ilgili bölüme gidilir. Çıkmış sorular, tekrar bölümünün hemen ardından gelir.
Bölüm 1 · Kökler ve izler (8 slayt)
4. Kökler ve izler
- Osmanlı kültürü nereden beslendi? İzleri bugün hangi ülkelerde yaşıyor?
- Kültür ve medeniyet
- Selçuklu mirası
- İki külliye
- Üç kıtada eserler
- Uzman grupları
Öğretmene not: Görsel: Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’nın (Sivas) taş süslemeli taç kapılarından biri. Bu Selçuklu dönemi eseri, bölümdeki “iki külliye” karşılaştırmasında yeniden ele alınır.
5. Kültür, medeniyet, miras
- Konuya başlamadan önce üç anahtar kelimeyi tanıyalım.
- Kültür
- Bir toplumun dili, inancı, gelenekleri, sanatı ve yaşayışının bütünü.
- Medeniyet
- Bilimde, sanatta, teknikte ve yönetimde ulaşılan düzey; uygarlık.
- Kültürel miras
- Geçmişten devraldığımız, geleceğe aktarmamız gereken eserler ve değerler.
- Ailenden sana kalan bir “miras” var mı? Bir eşya, bir tarif ya da bir gelenek olabilir.
- Büyükanneden kalan bir yemek tarifi, el işi bir örtü, bayram ziyaretleri… Toplumlar da gelecek kuşaklara böyle miras bırakır.
Öğretmene not: Kavramları öğrencilerin kendi örnekleriyle somutlaştırın. “Miras” sorusu, konunun sonunda yazılacak aile hikâyesine de hazırlıktır.
6. Osmanlı kültürü nereden beslendi?
- Osmanlı, Türkiye Selçuklu Devleti’nin ve Türk beyliklerinin kültür birikimini devraldı.
- Bu mirası mimaride, vakıflarda ve toplum hayatında geliştirerek sürdürdü.
- İslam’ın yardımlaşma, adalet ve merhamet değerleri cami, medrese, darüşşifa ve vakıflarla hayata geçti.
- Fethedilen yerlerin farklı kültürleri de bu birikime katkı sağladı.
- Külliye
- Bir camiyi merkez alarak çevresine kurulan yapılardan oluşan yapı topluluğu.
- Bir mirası devralmakla onu geliştirmek arasında ne fark var?
- Devralmak korumaktır, geliştirmek ona yenilik katmaktır. Külliye geleneği Selçuklu’dan alındı, Osmanlı’da daha büyük ve planlı hâle geldi.
Öğretmene not: Program, İslam kültür ve medeniyetinin Osmanlı kültürüne etkisine ilişkin açıklama yapılabileceğini belirtir; üçüncü madde bunun için. Darüşşifa: hastane. Sonraki slayt, devralınan ve geliştirilen mirasa somut bir örnektir.
7. Selçuklu’dan Osmanlı’ya iki külliye
- Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası
- Türkiye Selçukluları zamanında, 13. yüzyılda Mengücekliler yaptırdı (Sivas).
- Cami, darüşşifa (hastane) ve türbe bir arada: ibadet ve sağlık.
- Kesme taşta geometrik ve bitkisel motiflerle zengin taş süsleme.
- Süleymaniye Külliyesi
- 16. yüzyılda Kanuni döneminde Mimar Sinan yaptı (İstanbul).
- Caminin çevresinde medrese, darüşşifa, imaret, sıbyan mektebi, hamam ve çarşı.
- Kesme taştan; gelişmiş bir planlama anlayışını yansıtır.
- İki yapı topluluğunun ortak yönleri neler?
- İkisi de ibadetin yanında sağlık ve sosyal yardım hizmeti verir; ikisi de kesme taştan yapılmıştır.
Öğretmene not: Divriği’de caminin banisi Mengücek Beyi Ahmet Şah, darüşşifanın banisi eşi Turan Melek Sultan’dır (1228–1229). Eser 1985’ten beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndedir. Süleymaniye 1550–1557 yılları arasında yapıldı. İmaret: ihtiyaç sahiplerine yemek verilen yer.
8. Osmanlı eserleri bugün nerede?
- Haritada inceleyelim
- Avrupa’da: Bosna-Hersek’te Mostar Köprüsü, Macaristan’da Gül Baba Türbesi
- Asya’da: Suriye’nin başkenti Şam’da Süleymaniye Külliyesi ve Hamidiye Çarşısı
- Kıbrıs’ta ve Afrika’da: Lefkoşa’da Büyük Han, Libya’da Murat Ağa Camii
- Çıkarım
- Kanıtlardan, açıkça yazılmamış bir sonuca ulaşmak.
- Düşünelim: Bu eserler, Osmanlı Devleti hakkında bize ne anlatıyor?
- İstanbul
- Süleymaniye
- Edirne
- Selimiye
- Mostar
- Bosna-Hersek
- Budapeşte
- Macaristan
- Şam
- Suriye
- Lefkoşa
- KKTC
- Trablusgarp
- Libya
- AVRUPA
- ASYA
- AFRİKA
- AKDENİZ
- KARADENİZ
Öğretmene not: Altın yıldızlar Türkiye’deki örnekleri, mavi noktalar bugün başka ülkelerde kalan eserleri gösterir; konumlar yaklaşıktır. Ders kitabındaki harita etkinliğinde Bosna-Hersek’ten Poçitel Köyü (Çapljina), Şam’dan Süleymaniye Camii, Libya’dan Murat Ağa Camii ve Lefkoşa’dan Büyük Han görselleri vardır; Mostar Köprüsü ve Gül Baba Türbesi ek örnektir. Mostar Köprüsü 1566’da Mimar Hayreddin tarafından yapıldı; 1993’te savaşta yıkıldı, 2004’te aslına uygun olarak yeniden yapıldı. Şam’daki Süleymaniye Külliyesi de Mimar Sinan’ın eseridir. Murat Ağa Camii, Trablusgarp yakınındaki Tacura’dadır. Öğrenciler dijital bir haritada bu eserleri arayıp ülkelerini bulabilir. Düşünelim sorusunun cevabı: Osmanlı üç kıtada geniş bir alana yayıldı, buralarda yüzyıllarca kaldı ve kalıcı eserler bıraktı.
9. Mostar Köprüsü: Ortak bir miras
- Haritadaki eserlerden biri
- Mostar Köprüsü ve Neretva Nehri, Bosna-Hersek
- 1566’da Osmanlı mimarı Mimar Hayreddin yaptı. Nehrin iki yakasını tek bir taş kemerle bağlar.
- 1993’te savaş sırasında yıkıldı; 2004’te aslına uygun olarak yeniden yapıldı.
- Bugün Mostar’ın eski şehriyle birlikte UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde.
- Yıkılan köprü neden eskisinin aynısı olacak şekilde yeniden yapıldı?
- Köprü, şehrin kimliğinin ve orada yaşayan halkların ortak geçmişinin parçasıydı. Bu miras korunup gelecek kuşaklara aktarılmak istendi.
Öğretmene not: Köprü Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapıldı; Mimar Hayreddin, Mimar Sinan’ın öğrencisidir. Yeniden yapılan köprü 2004’te açıldı, Mostar’ın eski köprü bölgesi 2005’te UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı. Bu slayt, “kültürel miras” kavramıyla (Bölüm 1’in ilk slaytı) bağlantı kurmak için kullanılabilir.
10. Osmanlı kültürünün yaşayan izleri
- Mutfak
- Balkanlar’da baklava, dolma, pilav adları yaşıyor.
- Müzik
- Kuzey Afrika’da ud, kanun ve ney hâlâ çalınıyor.
- Dil
- Kuzey Afrika’nın günlük dilinde Osmanlıca kelimeler var.
- Gölge oyunu
- KKTC’de Karagöz oyunları sahneleniyor.
- Çarşı
- Şam’daki Hamidiye Çarşısı hâlâ kullanılıyor.
- Yapılar
- Köprü, cami, han ve hamamlar birçok ülkede ayakta.
Öğretmene not: Düşünelim: Bir ülkenin sınırları değişse de kültürü yaşamaya devam edebilir mi? Osmanlı’dan ayrılan ülkelerde bile yemekler, kelimeler, sazlar ve yapılar yaşıyor; çünkü halklar yüzyıllarca birlikte yaşadı, kültürler birbirini etkiledi. Ardından sorun: Bu mirası korumak için biz neler yapabiliriz?
11. Uzman grupları kuralım
- Etkinlik · Ayrılıp birleşme
- Bu konuyu ayrılıp birleşme tekniğiyle, gruplar hâlinde çalışabiliriz.
- Ana gruptaki her öğrenci bir konu seçer.
- Aynı konuyu seçenler uzman grubunda buluşur.
- Uzmanlar metin, görsel ve haritalardan çıkarım yapar.
- Herkes ana grubuna döner, öğrendiğini anlatır.
- Ana grup, bir Osmanlı ailesinin hikâyesini yazar.
- Uzman konuları
- Yönetim · Eğitim · Hukuk · Sanat · Günlük hayat · Vakıflar · Ahilik ve loncalar
Öğretmene not: Program bu çıktı için grupla kaynak incelemeyi ve ayrılıp birleşme tekniğini önerir. Uzmanlar her konuda şu soruya cevap arar: Bu unsur toplum hayatını nasıl etkiledi? Sınıf mevcuduna göre bir öğrenci birden çok konu alabilir. Sunudaki bölümler uzman gruplarına kaynak olarak verilebilir; hikâye yazımı Bölüm 5’in sonundadır.
Bölüm 2 · Yönetim ve hukuk (10 slayt)
12. Yönetim ve hukuk
- Devlet nasıl yönetilirdi? Kararlar nerede alınırdı, adalet nasıl sağlanırdı?
- Beylikten devlete
- Padişah
- Merkez ve taşra
- Divan-ı Hümayun
- Divan üyeleri
- Hukuk ve adalet
Öğretmene not: Görsel: Topkapı Sarayı’ndaki Adalet Kulesi. Divan-ı Hümayun’un toplandığı Kubbealtı bu kulenin dibindedir; “Kasr-ı Adl” adı bu bölümde yeniden geçer.
13. Beylikten devlete yönetim
- Beylik döneminde
- Yönetim Türk geleneklerine göre şekillendi.
- Bey devleti yönetir, savaşta orduya da komuta ederdi.
- Bey seçiminde ve önemli kararlarda diğer beylerin görüşü alınırdı.
- Devlet büyüyünce
- Türk-İslam gelenekleri ve eski Türk devletlerinin birikimi örnek alındı.
- Yönetim merkez ve taşra olarak ikiye ayrıldı.
- Unvanlar büyüdü: bey → han → hüdavendigâr → sultan → padişah.
- Unvanlardaki bu değişim bize neyi anlatıyor?
- Küçük bir beyliğin zamanla güçlü bir devlete dönüştüğünü.
Öğretmene not: Hüdavendigâr unvanıyla özellikle I. Murat anılır. Unvanların sırası, devletin büyüme sürecini gösteren bir kanıt olarak kullanılabilir (süreç bileşeni a: kanıta dayalı çıkarım).
14. Padişah: Geniş yetki, büyük sorumluluk
- Padişah devletin başıydı. Yönetimde, orduda ve maliyede yetkisi çok genişti.
- Ancak kanunların, törelerin ve geleneklerin dışına çıkamazdı.
- Başlıca görevleri: toprakları genişletmek, adaleti sağlamak, halkın refahını artırmak.
- Devleti tek başına değil, yardımcılarıyla birlikte yönetirdi.
- Töre
- Toplumun benimsediği ve herkesin uymasını beklediği geleneksel kurallar.
- Yöneticinin kurallara uyması, halkın devlete güvenini nasıl etkiler?
- Halk, kendisine adil davranılacağından emin olur; devlete güveni ve bağlılığı artar.
Öğretmene not: Toprak genişletmek, adaleti sağlamak ve halkı refaha kavuşturmak, eski Türk hükümdarlarının da başlıca görevleriydi. Öğrencilerle “geniş yetki” ile “kurallara uyma” arasındaki dengeyi tartışın.
15. Merkez ve taşra yönetimi
- Merkez yönetimi
- Başkentteki yönetimdir.
- Saray ve Divan-ı Hümayun buradaydı; önemli kararlar burada alınırdı.
- Taşra yönetimi
- Merkezden uzak eyalet ve sancakların yönetimidir.
- Eyaletleri beylerbeyi, sancakları sancak beyi yönetirdi.
- Eyalet
- Beylerbeyinin yönettiği, sancaklardan oluşan büyük yönetim birimi.
- Sancak
- Eyaletlerin altındaki yönetim birimi.
- Bugün Türkiye’de illeri ve ilçeleri kimler yönetir?
- İlleri valiler, ilçeleri kaymakamlar yönetir. Bu, bugünün taşra yönetimidir.
Öğretmene not: Bugünkü il ve ilçe yönetimi Osmanlı’daki eyalet ve sancağın aynısı değildir; benzetme olarak kullanılmıştır.
16. Yönetim: Divan-ı Hümayun
- Devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı kurula Divan-ı Hümayun ya da kısaca Divan denirdi.
- Türkiye Selçuklu divanı örnek alınarak Orhan Bey döneminde kuruldu.
- İlk üyeleri padişah, vezir ve Bursa kadısıydı; sınırlar genişledikçe üye sayısı arttı.
- Yönetim, ordu ve maliye işleri ile şikâyetler ve davalar görüşülürdü.
- Kararlar, padişah onaylarsa yürürlüğe girerdi.
- Bugünkü Cumhurbaşkanlığı Kabinesine benzetilebilir.
- Kararların padişah onayıyla yürürlüğe girmesi neyi gösterir?
- Divan bir danışma kuruluydu; son kararı padişah verirdi.
Öğretmene not: Ders kitabındaki kaynağa göre ilk Osmanlı Divanı, Türkiye Selçuklu divanı örnek alınarak kuruldu. Eski sunularda geçen “Bakanlar Kurulu” benzetmesi, 2018’den beri yürürlükte olan Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne göre güncellendi.
17. Divan’dan notlar
- Düşünelim
- Fatih döneminden itibaren Divan’ı veziriazam yönetti. Padişah ise toplantıları bir pencereden izledi. Sence neden izliyordu?
- Kararları denetlemek ve adaletin sağlandığından emin olmak için. Padişahın dinlediğini bilen üyeler de dikkatli davranırdı.
- Kasr-ı Adl
- “Adalet Kulesi” demektir. Padişahın Divan toplantılarını izlediği pencere bu adla anılır.
- Divan’ın sonu
- Divan-ı Hümayun, II. Mahmud döneminde kaldırıldı. Yerine bugünkü bakanlıklara benzeyen nazırlıklar kuruldu.
Öğretmene not: İlk dönemde Divan’a padişah başkanlık ederdi; bu yüzden Divan, padişahın bulunduğu yerde toplanırdı. Kasr-ı Adl, Topkapı Sarayı’ndaki Adalet Kulesi ile anılır.
18. Divan üyeleri ve görevleri
- Görevlerine bakarak her üyeyi günümüzdeki bir göreve benzetelim.
- Sadrazam
- Veziriazam
- Padişahın vekili ve en büyük yardımcısı. Padişahın mührünü taşır; padişah sefere çıkmazsa serdar-ı ekrem olarak orduyu yönetir.
- Cumhurbaşkanı Yardımcısı
- Defterdar
- Mali işlerden sorumlu. Devletin gelir ve giderlerinin hesabını tutar.
- Hazine ve Maliye Bakanı
- Nişancı
- Fermanlara padişahın tuğrasını çeker. Fethedilen toprakları deftere kaydeder, yabancı devletlerle yazışır.
- Dışişleri Bakanı; Tapu ve Kadastro Genel Müdürü
- Kazasker
- Divan’a gelen büyük davalara bakar. Kadıları ve müderrisleri atar.
- Adalet ve Millî Eğitim bakanları
- Şeyhülislam
- Kararların dine uygunluğu hakkında fetva verir. Divan’ın sürekli üyesi değildir.
- Diyanet İşleri Başkanı
- Dikkat: Toprakları deftere kaydeden nişancıdır, defterdar değil!
Öğretmene not: Bugünkü karşılıklar birebir değil, benzetmedir. Şeyhülislam Divan-ı Hümayun’un asıl üyesi değildi; gerektiğinde görüşüne (fetvasına) başvurulurdu. Ders kitabındaki etkinlikte veziriazamın bugünkü karşılığı “Cumhurbaşkanı Yardımcısı” olarak verilmiştir.
19. Divan’ın iki üyesi daha
- Vezirler
- Deneyimli devlet adamlarıydı.
- Veziriazamın verdiği görevleri yerine getirirlerdi.
- Bugün: bakanlar
- Kaptanıderya
- Donanmanın komutanıydı.
- Denizcilikle ilgili işlerden sorumluydu.
- Bugün: Deniz Kuvvetleri Komutanı
- Vezir
- Devlet yönetiminde padişaha yardım eden yüksek rütbeli devlet adamı.
- Donanma
- Bir devletin savaş gemilerinin ve denizcilerinin tümü.
- Kaptanıderyanın Divan’da yer alması neyi gösterir?
- Osmanlı’nın denizciliğe ve donanmaya büyük önem verdiğini.
Öğretmene not: Ders kitabındaki bilgi haritasında Divan üyeleri yedidir: veziriazam, vezirler, kazasker, defterdar, nişancı, kaptanıderya ve şeyhülislam. Önceki slayttaki beş üyeye bu ikisi eklenir. Bugünkü karşılıklar benzetmedir.
20. Hukuk ve adalet
- Adalet, devletin en temel görevi sayılırdı.
- Şer’î hukuk, İslam dininin kurallarına dayanırdı.
- Örfî hukuk, padişahların koyduğu kurallardan ve geleneklerden oluşurdu.
- Davalara kadılar bakardı; herkese kendi inancına göre adaletle davranılırdı.
- Kadı
- Mahkemede davalara bakan ve karar veren yargıç.
- Adalet mülkün temelidir.
- Osmanlı devlet anlayışının temel ilkesi
Öğretmene not: “Mülk” burada ülke ve devlet demektir: Adalet yoksa devlet ayakta kalamaz. Mahkemelerde Müslüman ve gayrimüslim halka kendi inançlarına göre adaletli davranılması esastı. Bu, istimâlet anlayışıyla da bağlantılıdır.
21. Kanunnameden anayasaya
- Padişahların kanunları kanunnamelerde toplandı; sonra hukukta yeni düzenlemeler yapıldı.
- Kanunname
- Padişahların çıkardığı kanunların yazılı olarak toplandığı metin.
- Mecelle
- Ahmet Cevdet Paşa öncülüğünde hazırlandı; İslam dünyasının ilk medeni kanunu sayılır.
- Kanun-ı Esasi
- 1876’da II. Abdülhamit döneminde ilan edilen ilk Osmanlı anayasası.
- Yazılı kanunların olması halka ne kazandırır?
- Herkes hak ve sorumluluklarını bilir; halkın hakları güvence altına alınır.
Öğretmene not: Kanunnamelerin hazırlanmasında şeyhülislam, kazasker ve nişancı gibi görevliler de yer alırdı. Avrupa’daki gelişmelerden etkilenen Osmanlı, hukukta modern düzenlemelere gitti: Mecelle, Ahmet Cevdet Paşa başkanlığındaki bir kurulca 19. yüzyılda hazırlandı. Kanun-ı Esasi, Osmanlı’da anayasal düzenin başlangıcıdır.
Bölüm 3 · Toplum, ekonomi ve ordu (9 slayt)
22. Toplum, ekonomi ve ordu
- Osmanlı toplumu nasıl örgütlenmişti? İnsanlar neyle geçinirdi, ordu nasıl kurulurdu?
- Yönetenler ve yönetilenler
- Tarım ve geçim
- Ordu
- Devşirme
- Tımar
- Donanma
23. Toplum: Yönetenler ve yönetilenler
- Yönetenler (askerî sınıf)
- Padişah ve ailesi, devlet yöneticileri, askerler ile din ve hukuk adamlarından oluşurdu.
- Vergi vermezlerdi; devletten maaş ya da dirlik (tımar geliri) alırlardı.
- Yönetilenler (reaya)
- Köylüler, esnaf, tüccarlar ve konar göçerlerden oluşurdu.
- Devlete vergi verirlerdi.
- Gayrimüslimler
- Sınırlar genişledikçe Müslüman olmayan halklar da Osmanlı yönetimine girdi. Bunlara gayrimüslim denir. Hoşgörülü yönetim sayesinde uzun süre barış içinde yaşadılar.
24. Ekonominin temeli: Tarım
- Nüfusun çoğu köylerde yaşar, tarımla uğraşırdı. Tarım devletin en önemli gelir kaynağıydı.
- Toprakların çoğu devlete aitti (mirî arazi). Köylü bu toprağı işler, karşılığında vergi verirdi.
- Köylü toprağı satamaz, başkasına devredemezdi.
- Toprağını üç yıl üst üste boş bırakan köylünün toprağı alınıp başkasına verilirdi.
- Devlet bu kuralı neden koymuş olabilir?
- Üretim hiç durmasın ve vergi geliri kesilmesin diye.
25. Konar göçerler ve şehirliler
- Konar göçerler (Yörükler)
- Hayvancılıkla uğraşır; yazın yaylağa, kışın kışlağa göçerlerdi.
- Ordunun et, süt, yün gibi ihtiyaçlarını karşılar; seferlerde taşıma (nakliye) hizmeti verirlerdi.
- Şehirliler
- Esnaflık ve ticaretle uğraşırlardı. Ahilik teşkilatı esnafı düzenlerdi.
- Ticaret yollarından alınan gümrük vergisi devletin önemli gelirlerindendi; bu yüzden ticaret yolları ele geçirilip korundu.
- Konar göçerlerin birçoğu zamanla yerleşik hayata geçti.
26. Ordu: İlk düzenli birlikler
- Kuruluş döneminde düzenli bir ordu yoktu. İlk düzenli Osmanlı ordusu, Orhan Bey döneminde kurulan yaya ve müsellemlerdir.
- Yayalar
- Atsız (piyade) askerlerdi.
- Savaş olmadığında kendilerine verilen topraklarda tarımla uğraşırlardı.
- Müsellemler
- Atlı (süvari) askerlerdi.
- Seferlere katıldıkları için vergiden muaf tutulurlardı. “Müsellem” zaten “vergiden muaf” demektir.
- Daha önce neden düzenli bir orduya ihtiyaç duyulmadı?
- Beylik küçüktü; savaşlara aşiret kuvvetleri ve gönüllü gaziler katılıyordu. Fetihler arttıkça sürekli bir ordu gerekti.
27. Kapıkulu Ocağı
- Sınırlar genişleyince I. Murat döneminde padişaha bağlı, maaşlı ve sürekli bir ordu olan Kapıkulu Ocağı kuruldu.
- Askerleri devşirme sistemiyle yetiştirilirdi.
- En önemli bölümünü yeniçeriler oluştururdu.
- Savaşta ve barışta padişahı korurlardı.
- Üç ayda bir ulufe denilen maaşı alırlardı.
- Yeni padişah tahta çıktığında cülus bahşişi alırlardı.
- Ulufe
- Kapıkulu askerlerine üç ayda bir verilen maaş.
- Cülus bahşişi
- Padişahın tahta çıkışında askerlere dağıtılan para.
28. Devşirme sistemi
- Rumeli’deki Hristiyan ailelerin çocukları arasından seçilen çocuklar devşirilirdi.
- Çocuklar Anadolu’daki Türk ailelerin yanına verilir; Türkçeyi ve İslamiyet’i öğrenirdi.
- Ardından Acemi Oğlanlar Ocağı’nda eğitim alırlardı.
- Eğitimden sonra iki yol vardı
- Enderun
- En yetenekliler saray okulu Enderun’da yetişip devlet yöneticisi olurdu.
- Yeniçeri Ocağı
- Diğerleri Kapıkulu askeri, özellikle yeniçeri olurdu.
- Devşirme
- Toplama, seçip alma.
Öğretmene not: Enderun Mektebi Bölüm 4’te eğitim kurumları arasında yeniden ele alınır.
29. Tımarlı sipahiler
- Ordunun bir diğer büyük bölümü, eyalet askerleri olan tımarlı sipahilerdi.
- Sipahi, tımar topraklarındaki köylüden topladığı vergiyle geçinirdi.
- Geliri oranında cebelü denilen atlı asker yetiştirirdi.
- Barışta bölgesinde güvenliği sağlar, üretimi denetlerdi.
- Savaşta cebelüleriyle birlikte sefere katılırdı.
- Tımar
- Geliri, devlet hizmeti karşılığında sipahiye bırakılan toprak.
- Tımar sistemi sayesinde devlet hazinesinden para çıkmadan büyük bir ordu beslendi.
30. Osmanlı donanması
- Osmanlı’nın ilk donanması, Karesi Beyliği’nin Osmanlı topraklarına katılmasıyla oluştu. Osmanlı, kıyıları ve ticaret yollarını korumak için donanmaya önem verdi.
- Levent
- Deniz askeri
- Reis
- Gemi kaptanı
- Kaptanıderya
- Donanmanın komutanı
- Gemilerin yapıldığı yere ne denir?
- Tersane
Bölüm 4 · Eğitim ve sanat (11 slayt)
31. Eğitim ve sanat
- Osmanlı’da çocuklar nerede okurdu? Hangi sanatlar gelişti?
- Sıbyan mektebi
- Medrese ve Enderun
- Yeni okullar
- Mimar Sinan
- Süsleme sanatları
- Müzik
32. Osmanlı’da eğitim kurumları
- Sıbyan mektebi
- Mahallenin ilk okulu. Okuma yazma, temel din bilgisi ve Kur’an öğretilirdi.
- Medrese
- Üst düzey okul. Devlete kadı, müderris ve yönetici yetiştirirdi.
- Enderun
- Saraydaki okul. Devletin üst düzey yöneticilerini yetiştirirdi.
- Lonca
- Gençler usta yanında hem mesleği hem meslek ahlakını öğrenirdi.
- Osmanlı’da eğitim kurumları neden bu kadar çeşitliydi?
- Eğitim, toplumun ve devletin ihtiyaçlarına göre düzenlenmişti: Her kurum, farklı bir ihtiyaç için insan yetiştirirdi.
Öğretmene not: Zamanla orduya yönelik Avrupa tarzı okullar açıldı; azınlıkların ve yabancıların açtığı okullar da vardı (sonraki slaytlar).
33. Mahallenin okulu: Sıbyan mektebi
- Düşünelim
- Sıbyan mekteplerinin belli bir programı ve eğitim süresi yoktu. Senin okulun bundan nasıl farklı?
- Bugün belli bir öğretim programı, ders saatleri ve 12 yıllık zorunlu eğitim var.
- Sıbyan
- “Küçük çocuklar” demektir. Sıbyan mektebi, mahallelerdeki ilk okuldu.
- Kızlar da okurdu
- Çocuklar 5–6 yaşında başlar, 3–4 yıl okurdu. Kızlar da 8–9 yaşına kadar sıbyan mektebine giderdi.
Öğretmene not: Sıbyan mekteplerinde öğrenilenlerin çoğu günlük hayatta işe yarayan bilgilerdi. Öğrenciler sıbyan mektebi ile kendi okullarını benzerlik ve farklılık yönünden karşılaştırabilir.
34. Medrese ve Enderun
- Medrese
- Din bilgisinin yanında matematik, astronomi, mantık, felsefe ve tıp okutulurdu.
- Devletin ihtiyaç duyduğu kadıları, müderrisleri, din görevlilerini ve yöneticileri yetiştirirdi.
- İlk Osmanlı medresesi Orhan Bey döneminde İznik’te açıldı.
- Enderun Mektebi
- Sarayın içinde kurulan okuldu.
- Sınırlar genişleyince yetişmiş insana ihtiyaç arttı; Enderun bu ihtiyacı karşıladı.
- Başarılı öğrenciler devlet görevlisi, komutan ya da yönetici oldu.
- Müderris
- Medresede ders veren öğretmen.
Öğretmene not: İznik’teki ilk Osmanlı medresesi 1331’de açıldı. Enderun’un öğrencileri devşirme yoluyla seçilen yetenekli gençlerdi (Bölüm 3, Devşirme sistemi).
35. Batı tarzı yeni okullar
- 18. yüzyıldan itibaren Avrupa’dan etkilenen Osmanlı, Batı tarzı okullar açtı.
- Ordunun ihtiyacı için mühendishaneler açıldı.
- II. Mahmud, ilköğretimi zorunlu yapmaya çalıştı.
- Ortaokul düzeyinde rüştiyeler açıldı.
- Lise düzeyinde idadiler açıldı.
- İlk üniversite sayılan Darülfünun kuruldu.
- Mühendishane
- Mühendis yetiştiren okul. Deniz için Mühendishane-i Bahri-i Hümayun, kara için Mühendishane-i Berri-i Hümayun açıldı.
- Bunlar da açıldı
- Öğretmen okulları, kimsesiz çocuklar için Darüşşafaka ve Sanayi-i Nefise Mektebi. Azınlık ve yabancı okulları da vardı.
Öğretmene not: Darülfünun bugünkü İstanbul Üniversitesinin temelidir. Sanayi-i Nefise Mektebi (Güzel Sanatlar Okulu) Cumhuriyet Dönemi’nde de eğitime devam etti. Darüşşafaka bugün de kimsesiz çocuklara eğitim veriyor.
36. Tanzimat’tan sonra meslek okulları
- Lonca
- Önceleri gençler mesleği loncada, usta yanında öğrenirdi.
- Telgraf Mektebi
- İletişim alanında eleman yetiştirdi.
- Eczacı Mektebi
- Sağlık alanında uzman eczacılar yetiştirdi.
- Deniz Mektebi
- Kaptan ve çarkçı (gemi makinisti) yetiştiren yüksek okul.
- Hukuk Mektebi
- Mekteb-i Hukuk-ı Şâhâne, hâkim yetiştirmek için açıldı.
- Mekteb-i Sanayi
- Sanayi ve teknik alanlarda eleman yetiştirdi.
Öğretmene not: Deniz okulunun tam adı: Kaptan ve Çarkçı Yüksek Deniz Mektebi. Tanzimat’tan sonra devlet, ihtiyaç duyduğu uzmanları okullarda yetiştirmeye başladı. Öğrencilere sorun: Bu okulların bugünkü karşılıkları neler olabilir? (Ör. eczacılık fakültesi, hukuk fakültesi, meslek liseleri.)
37. Sanat ve mimari
- Osmanlı sanatı dinî değerler, gelenekler ve estetik anlayışla gelişti.
- Fethedilen yerlerin kültürleriyle birleşip Doğu ve Batı etkilerini taşıdı.
- En önemli alanlarından biri mimariydi: camiler, köprüler, kervansaraylar, çeşmeler.
- Mimar Sinan, Süleymaniye ve Selimiye camileriyle mimariye büyük katkı sağladı.
- Kervansaray
- Yol üzerinde kervanların ve yolcuların konakladığı büyük han.
- Çevrende Osmanlı’dan kalan bir cami, köprü ya da çeşme var mı?
- Cevaplar değişebilir. Eserin adını, yapıldığı dönemi ve bugünkü işlevini araştırın.
Öğretmene not: Mimar Sinan’ın eserleri hem sağlam mühendisliği hem de güzelliğiyle öne çıkar. İsteğe bağlı: Öğrenciler yaşadıkları yerdeki bir tarihî eser için kısa bir tanıtım kartı hazırlayabilir.
38. Mimar Sinan ve Selimiye
- Selimiye Camii, Edirne
- Edirne’de, II. Selim döneminde yapıldı. Külliyesiyle birlikte UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde.
- Ortadaki büyük kubbeyi dört ince, uzun minare çevreler.
- Sinan’ın Şehzade Camii’ne “çıraklık”, Süleymaniye’ye “kalfalık”, Selimiye’ye “ustalık” eserim dediği anlatılır.
- Mimar Sinan’ın birçok eseri 400 yılı aşkın süredir ayakta. Bunu neye bağlarsın?
- Sağlam malzemeye, ileri mühendislik bilgisine ve vakıfların düzenli bakımına.
Öğretmene not: Selimiye Camii ve Külliyesi 2011’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı. Süleymaniye, İstanbul’un tarihî alanlarıyla birlikte 1985’ten beri listededir. “Çıraklık, kalfalık, ustalık” sözü geleneksel bir anlatımdır. Kapak görselinde de Sinan’ın Süleymaniye Camii var; öğrenciler iki camiyi karşılaştırabilir.
39. Süsleme sanatları
- Hat
- Güzel yazı sanatı. Kur’an ve resmî belgelerde kullanıldı.
- Çini
- Sırlı, renkli karolar; cami ve saray duvarlarını süslerdi.
- Tezhip
- Kitap sayfalarını altın ve boyayla süsleme sanatı.
- Minyatür
- El yazması kitaplarda tarih ve saray hayatı resimleri.
- Ebru
- Su üzerindeki boya desenini kâğıda aktarma sanatı.
- El sanatları
- Halı, ahşap oyma ve bakır işleri günlük hayatı süslerdi.
Öğretmene not: Öğrencilere sorun: Bu sanatlardan hangisini bugün çevrende görebilirsin? (Camilerde çini ve hat, evlerde halı ve bakır kaplar, okul atölyelerinde ebru.) Hat ya da ebru, sınıfta kısa bir atölye çalışmasıyla denenebilir.
40. Süsleme sanatlarından örnekler
- Görsellerle inceleyelim
- Kartlarda tanıdığımız sanatlardan üçüne yakından bakalım.
- Çini
- Rüstem Paşa Camii’ndeki İznik çinileri, 16. yüzyıl
- Minyatür
- Matrakçı Nasuh’un resmettiği İstanbul, 16. yüzyıl
- Ebru
- Su üzerinde yapılıp kâğıda aktarılan çiçekli ebru
- Çinide ve ebruda hangi motifler öne çıkıyor? Sanatçılar bu motifleri nereden almış olabilir?
- Çiçek ve yaprak motifleri. Sanatçılar doğadan esinlenmiştir.
Öğretmene not: Rüstem Paşa Camii’ni Mimar Sinan yaptı; duvarları İznik çinileriyle kaplıdır. Minyatür, Matrakçı Nasuh’un Kanuni’nin bir seferini anlatan el yazması kitabındaki İstanbul resminden bir ayrıntıdır: Surlarla çevrili tarihî yarımada ve kubbeli yapılar seçilebilir. Ebru, kitreyle yoğunlaştırılmış su üzerine serpilen boyalarla yapılır.
41. Müzik: Mehterden Mozart’a
- Düşünelim
- Mehterin savaş meydanında askerlere nasıl bir etkisi olmuş olabilir?
- Askerlerin coşkusunu ve cesaretini artırır, düşmana güç gösterirdi.
- Mehter Takımı
- Osmanlı ordusunun resmî müzik topluluğu. Türk müziğinin gelişmesinde önemli rol oynadı.
- Mozart ve Türk Marşı
- Ünlü besteci Mozart, Osmanlı müziğinden etkilendi. Dünyaca bilinen Türk Marşı bu ilginin bir örneğidir.
Öğretmene not: Ders kitabındaki karekodla Fetih Marşı dinlenebilir. Mozart’ın Türk Marşı da sınıfta kısa bir bölümüyle dinletilebilir.
Bölüm 5 · Günlük hayat ve dayanışma (11 slayt)
42. Günlük hayat ve dayanışma
- Osmanlı’da insanlar nasıl yaşardı? Vakıflar, Ahiler ve loncalar topluma ne kazandırdı?
- Mahalle ve çarşı
- Aile ve sofra
- Vakıflar
- Ahilik
- Loncalar
- Ürün: Hikâye
Öğretmene not: Görsel: Üsküdar’da İmrahor Camii’nin önündeki sadaka taşı. Öğrencilere “Bu taş ne işe yarıyor olabilir?” diye sorup tahminlerini alın; cevabı bölümdeki “Kanıttan çıkarım: Sadaka taşı” etkinliğinde bulacaklar.
43. Şehirde hayat: Cami, çarşı, mahalle
- İnsanların yaşayışını inançları, gelenekleri ve yaşadıkları yer belirlerdi.
- Şehirlerde hayatın merkezinde cami, çarşı ve mahalle vardı.
- Değerli mallar, sağlam ve korunaklı çarşılar olan bedestenlerde satılırdı.
- Farklı inançlardan insanlar aynı şehirde huzur içinde yaşardı.
- Mahalle
- Aileden sonra gelen en yakın topluluk. Komşular sevinçte ve sıkıntıda birbirine destek olurdu.
- Bugün senin mahallende komşuluk nasıl yaşanıyor? Bir örnek ver.
- Cevaplar değişebilir: bayram ziyareti, yemek paylaşmak, hasta komşuyu yoklamak…
Öğretmene not: Köylerde geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktı; konar göçerler yaylak ile kışlak arasında gidip gelirdi (Bölüm 3). Esnaf, Ahilik ve lonca kurallarına göre dürüst ticaret yapardı.
44. Evde hayat: Aile, misafir, sofra
- Aile
- Çocuğu anne ve baba birlikte yetiştirirdi.
- Evler
- Evler ailenin maddi durumuna göre farklıydı.
- Misafir
- Habersiz gelen bile “Tanrı misafiri” sayılıp ağırlanırdı.
- Sofra
- Yer sofrasına önce büyükler oturur, eller yıkanırdı.
- Nimet
- Sofrada nimete saygı gösterilir, israf edilmezdi.
- Mutfak
- Çorba, pilav, et ve sebze yemekleri, şerbet sevilirdi.
Öğretmene not: Ellerin yemekten önce ve sonra yıkandığını belirtin. Öğrencilere sorun: Bu âdetlerden hangileri bugün sizin evinizde de yaşıyor?
45. Birlikte eğlenmek
- Ramazan’da, bayramda ve düğünlerde oynatılan Karagöz ile Hacivat
- Meddah: Hikâyeleri taklitlerle anlatan tek kişilik halk sanatçısı.
- Karagöz: Deriden yapılmış tasvirlerle perdede oynatılan gölge oyunu.
- Orta oyunu: Seyircilerin ortasında, sahnesiz oynanan halk tiyatrosu.
- Karagöz bugün de sahneleniyor mu?
- Evet, Türkiye’de ve KKTC’de sahneleniyor. Karagöz, UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras listesinde yer alıyor.
Öğretmene not: Ramazan, bayram, düğün ve şenliklerde halk bir araya gelir, bu gösterileri birlikte izlerdi. Meddahlık (2008) ve Karagöz (2009) UNESCO’nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi’ndedir. Meddahlar hikâyelerini daha çok kahvehanelerde anlatırdı; orta oyunu ise meydanlarda oynanırdı. Görseldeki Karagöz ve Hacivat tasvirleri 20. yüzyıldan kalmadır, Türk ve İslam Eserleri Müzesi’ndedir. Boyanmış deri tasvirler, arkadan ışık verilen perdeye yaslanınca seyirci renkli gölgelerini görür.
46. Vakıf: Malını topluma bağışlamak
- Kişiler malını ya da mülkünü toplum yararına, süresiz olarak bağışlardı.
- Vakfedilen mal satılamaz, devredilemez, miras bırakılamazdı.
- Yapıların masrafları, vakfa ayrılan dükkân, tarla ve bahçelerin geliriyle ödenirdi.
- Hizmetlerden herkes yararlanırdı; din, dil, ırk ve cinsiyet fark etmezdi.
- Vakıf medeniyeti
- Osmanlı’ya verilen ad: Birçok kamu hizmeti, devlet hazinesine yük olmadan vakıflarla karşılandı.
- Vakıf geleneği Selçuklularda kök saldı, Osmanlı’da en parlak dönemine ulaştı.
Öğretmene not: Vakıf geleneğinin kökünde İslam’ın yardımlaşma ve dayanışma anlayışı vardır. Bugün Selçuklu ve Osmanlı’dan kalan vakıf eserlerini Vakıflar Genel Müdürlüğü korur ve onarır; bu kurum yeni vakıfları da denetler.
47. Vakıflar kimlere hizmet etti?
- Yoksullar
- İmaretlerde ihtiyacı olana sıcak yemek verilirdi.
- Hastalar
- Darüşşifalarda hastalar tedavi edilirdi.
- Öğrenciler
- Medreselerde okur, kalacak yer bulurlardı.
- Yolcular
- Han ve kervansaraylarda konaklarlardı.
- Vakıflar devletin yükünü nasıl hafifletti?
- Okul, hastane, aşevi, yol gibi hizmetleri halk vakıflarla kendisi karşıladı; hazineden para çıkmadı.
- İnsan doğumundan ölümüne kadar vakıf hizmetlerinden yararlanabilirdi. Leylekleri korumak, gölleri temizlemek için bile vakıf kurulmuştu.
Öğretmene not: Ders kitabında ilginç vakıf örnekleri de var: göl temizleyen, kitap tamir eden, leylekleri koruyan vakıflar gibi. Öğrencilere sorun: Sen olsan nasıl bir vakıf kurardın?
48. Kanıttan çıkarım: Sadaka taşı
- Etkinlik · Kaynağı yorumla
- İstanbul’un bazı mahallelerinde oyuklu “sadaka taşları” vardı. Bu uygulamadan Osmanlı toplumu hakkında ne çıkarırız?
- Durumu iyi olanlar taşın oyuğuna sessizce para bırakırdı.
- Yardım gösteriş için değil, gönülden ve gizlice yapılırdı.
- İhtiyacı olan, yalnızca ihtiyacı kadarını alırdı.
- İnsanlar kanaatkârdı, başkasının hakkını düşünürdü.
- Ertesi sabah taşta hâlâ para kaldığı bile olurdu.
- Toplumda güven ve dayanışma güçlüydü.
Öğretmene not: Kaynak, Üsküdar’daki sadaka taşlarını anlatan bir hatıradır (ders kitabı, Kaynak G). Süreç bileşeni a: kanıtlara dayanarak çıkarım. Önce sol sütundaki kanıtları okuyun, öğrenciler çıkarımlarını söyledikten sonra sağ sütunu açın. Ardından sorun: Bu değerleri gelecek kuşaklara aktarmak neden önemli?
49. Ahilik: Meslek ve ahlak bir arada
- 13. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar Anadolu’da esnafı ve sanatkârları bir araya getirdi.
- Kurucusu Ahi Evran’dır. Meslekle birlikte ahlak ve din eğitimi verilirdi.
- Üretimde kalite ve helal kazanç esastı; kazanç yoksullarla paylaşılırdı.
- Bacıyan-ı Rum (Anadolu Bacıları) sayesinde kadınlar da meslek sahibi olurdu.
- Ahilik
- Esnafa meslekle birlikte güzel ahlakı da öğreten, dayanışmaya dayalı teşkilat.
- Ahiler kazançlarını paylaşarak toplumda hangi görevi üstlendi?
- Yoksulu ve kimsesizi koruyarak bir tür sosyal güvenlik kurumu gibi çalıştılar.
Öğretmene not: Ahilik yaklaşık beş yüzyıl boyunca Anadolu’nun ekonomik ve sosyal hayatına yön verdi. Ahi Evran 13. yüzyılda yaşadı; türbesi Kırşehir’dedir.
50. Ahi olmak isteyene altı öğüt
- Eli açık
- Cömert ol, paylaş.
- Sofrası açık
- İkram etmeyi sev.
- Kapısı açık
- Misafiri geri çevirme.
- Gözü kapalı
- Kimsenin kusurunu arama.
- Dili kapalı
- Dedikodu yapma.
- Merhametli
- Herkese şefkatle davran.
- Ahi, iyi bir usta olduğu kadar iyi bir insan da olmalıydı.
Öğretmene not: Ders kitabı bu kuralları, Ahi teşkilatına katılmak isteyenin uyması gereken temel kurallar olarak verir. “Dili kapalı” olmak, kötü sözden de uzak durmak demektir. Öğrenciler bugün sınıfta işe yarayacak üç öğüdü seçip gerekçesini söylesin.
51. Ahilikten loncaya
- Ticaret gelişip şehirler büyüyünce, Hristiyan ve Yahudi esnaf da çoğalınca Ahilik yetersiz kaldı; yerini loncalar aldı.
- Her meslek grubunun ayrı loncası vardı.
- Esnaf arasında dayanışmayı sağlardı.
- Üretimi düzenlerdi.
- Malların kaliteli olmasını denetlerdi.
- Fiyatları kontrol altında tutardı.
- Lonca
- Aynı meslekten esnaf ve sanatkârların, devlet denetiminde kurduğu meslek örgütü.
- Ahilik ile loncanın ortak yönü nedir?
- İkisi de meslek ahlakına, kaliteli üretime ve esnaf dayanışmasına önem verdi.
Öğretmene not: Ahilik başlangıçta yalnız Müslüman esnaftan oluşuyordu. Demirciler, bakırcılar, ayakkabıcılar gibi meslekler ayrı loncalarda örgütlendi. Loncalar Ahilikteki meslek ahlakını ve dayanışmayı büyük ölçüde sürdürdü.
52. Ürün zamanı: Osmanlı’da bir gün
- Etkinlik · Hikâye ve canlandırma
- Grubunuzla bir Osmanlı ailesinin bir gününü anlatan özgün bir hikâye yazın ve sınıfta paylaşın.
- Aileyi ve yaşadığı yeri seçin: şehir, köy ya da oba.
- En az bir kültür unsuru katın: vakıf, lonca, medrese…
- Bilgileri kanıtlara dayandırın: sunu, kitap, kaynaklar.
- Bir değer öne çıksın: yardımlaşma, adalet, dürüstlük…
- Rolleri paylaşın, hikâyenizi canlandırın.
- Hikâyelerdeki değerleri gelecek kuşaklara aktarmak neden önemli?
- Kültürel mirasımız ancak bilinir ve yaşatılırsa korunur; ortak değerler toplumu bir arada tutar.
Öğretmene not: Programın önerdiği ürün: Bir Osmanlı ailesinin hayatından kesitler yansıtan hikâye. Hikâyeler sınıfta okunur ya da drama ile canlandırılır (süreç bileşenleri b ve c). Ürünler bütüncül dereceli puanlama anahtarıyla, grup çalışması öz ve akran değerlendirme formlarıyla değerlendirilebilir. Canlandırmalardan sonra o dönemin yaşamı ile bugünü karşılaştırın.
Bölüm 6 · Özet ve tekrar (16 slayt)
53. Özet ve tekrar
- Önce kavramları ve özeti hatırlayalım, sonra kendimizi deneyelim.
- Anahtar kavramlar
- Balık kılçığı
- 6 doğru-yanlış
- 6 test sorusu
- 3 hızlı soru
54. Anahtar kavramlar
- Fetih
- Bir yeri savaşla ya da barışla alma. Fetihler, Osmanlı kültürünü üç kıtaya taşıdı.
- İskân
- Fethedilen yerlere nüfus yerleştirme. Gelenler kültürlerini de yeni yurtlarına taşıdı.
- İstimâlet
- Halkın gönlünü adalet ve hoşgörüyle kazanma. Farklı inançlar barış içinde yaşadı.
- Vakıf
- Malını toplum yararına süresiz bağışlama. Cami, medrese, imaret vakıfla yaşadı.
- Ahilik
- Esnafa meslekle birlikte ahlakı öğreten teşkilat. Yerini zamanla loncalara bıraktı.
Öğretmene not: Ünitenin anahtar kavramları: cihat, fetih, gaza, iskân, istimâlet. Bu konuyla en çok fetih, iskân ve istimâlet ilişkilidir; vakıf ve Ahilik bu öğrenme çıktısının temel kavramlarıdır.
55. Özet: Osmanlı kültür ve medeniyeti
- Osmanlı kültür ve medeniyeti
- Yönetim
- Padişah, Divan, merkez ve taşra
- Hukuk
- Şer’î ve örfî hukuk, kadılar, kanunnameler
- Eğitim
- Sıbyan mektebi, medrese, Enderun
- Sanat
- Mimar Sinan, hat, çini, minyatür, mehter
- Günlük hayat
- Mahalle, çarşı, misafirlik, komşuluk
- Dayanışma
- Vakıflar, Ahilik ve loncalar
- Bu mirası tanımak ve korumak, onu gelecek kuşaklara aktarmanın ilk adımıdır.
Öğretmene not: Öğrenciler kendi balık kılçığını deftere çizip her kılçığa sunudan ya da kendi hikâyelerinden bir örnek yazabilir.
56. Doğru mu, yanlış mı?
- Osmanlı kültürü, Türkiye Selçuklu Devleti’nden ve Türk beyliklerinden devralınan birikim üzerine kuruldu.
- Osmanlı bu mirası mimaride, vakıflarda ve toplum hayatında geliştirerek sürdürdü. Divriği ve Süleymaniye külliyeleri bunun bir kanıtıdır.
57. Doğru mu, yanlış mı?
- Divan-ı Hümayun’da alınan kararlar, padişah onaylamasa da yürürlüğe girerdi.
- Divan’ın kararları ancak padişah onaylayınca yürürlüğe girerdi. Son söz padişahındı.
58. Doğru mu, yanlış mı?
- Osmanlı mahkemelerinde yalnızca Müslümanların davalarına bakılırdı.
- Kadılar Müslüman ve gayrimüslim herkesin davasına bakardı; herkese kendi inancına göre adaletle davranılırdı.
59. Doğru mu, yanlış mı?
- Enderun Mektebi, devlete üst düzey yönetici yetiştirmek için sarayda açılmış bir okuldu.
- Sınırlar genişleyince yetişmiş yöneticiye ihtiyaç arttı; Enderun bu ihtiyacı karşıladı.
60. Doğru mu, yanlış mı?
- Vakfedilen bir mal, vakfı kuran kişinin çocuklarına miras olarak bırakılabilirdi.
- Vakfedilen mal satılamaz, devredilemez ve miras bırakılamazdı. Geliri hep toplum için harcanırdı.
61. Doğru mu, yanlış mı?
- Ahilikte gençlere meslekle birlikte ahlak eğitimi de verilirdi.
- Ahilikte iyi bir usta olmak kadar dürüst, cömert ve merhametli bir insan olmak da önemliydi.
62. Hangisi? Çöz bakalım
- Çöz bakalım
- Süleymaniye Külliyesi’nde caminin çevresinde medreseler, sıbyan mektebi, imaret, darüşşifa, hamam ve çarşı bulunur.
- Bu bilgiye göre külliyeler için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- Yalnızca ibadet amacıyla yapılmıştır.
- Eğitimden sağlığa birçok hizmeti aynı yerde verir.
- Yalnızca saray halkına hizmet vermiştir.
- Selçuklu Dönemi’nde bilinmeyen bir yapı türüdür.
- B
- Medrese eğitim, darüşşifa sağlık, imaret sosyal yardım hizmeti verir. Divriği örneği, külliye geleneğinin Selçuklu Dönemi’nde de olduğunu gösterir.
63. Hangisi? Çöz bakalım
- Çöz bakalım
- Divan üyeleri ile görevleri arasındaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
- Defterdar – Devletin gelir ve giderlerini yönetirdi.
- Kazasker – Büyük davalara bakar, kadıları atardı.
- Nişancı – Resmî belgelere padişahın tuğrasını çekerdi.
- Kaptanıderya – Kararların dine uygunluğu hakkında fetva verirdi.
- D
- Fetva veren şeyhülislamdır. Kaptanıderya, donanmadan ve denizcilikle ilgili işlerden sorumluydu.
64. Hangisi? Çöz bakalım
- Çöz bakalım
- Saray içinde kurulmuştur.
- Devşirilen çocukların en yeteneklileri burada yetişirdi.
- Devletin üst düzey yöneticilerini yetiştirmiştir.
- Özellikleri verilen eğitim kurumu aşağıdakilerden hangisidir?
- Sıbyan mektebi
- Rüştiye
- Enderun Mektebi
- Darülfünun
- C
- Enderun saraydaki okuldu; yetenekli gençleri devlet görevlisi, komutan ve yönetici olarak yetiştirirdi.
65. Hangisi? Çöz bakalım
- Çöz bakalım
- Bir hayırsever mahallesine bir çeşme yaptırır. Çeşmenin bakımı için iki dükkânını da vakfeder. Dükkânların kira geliri her yıl çeşmenin onarımına harcanır.
- Örnek olay
- Bu örnek olay, vakıf sisteminin hangi özelliğini en iyi gösterir?
- Hizmetin sürekliliğinin vakıf gelirleriyle sağlandığını
- Hizmetlerin devlet hazinesinden karşılandığını
- Vakıf mallarının satılabildiğini
- Vakıfların yalnızca eğitim alanında çalıştığını
- A
- Dükkânların kira geliri çeşmeyi yıllarca ayakta tutar; hizmet, hazineye yük olmadan sürer.
66. Hangisi? Çöz bakalım
- Çöz bakalım
- Ahi usta
- Evladım, malın kusurunu müşteriden saklama, tartıda hile yapma. Kazancından yoksulun payını ayır, çırağına da sabırla öğret.
- Ahi ustanın öğütlerinde aşağıdaki değerlerden hangisine yer verilmemiştir?
- Dürüstlük
- Yardımseverlik
- Sabır
- Cesaret
- D
- Kusuru saklamamak ve hile yapmamak dürüstlük, yoksulun payını ayırmak yardımseverlik, sabırla öğretmek sabırdır. Cesaretten söz edilmiyor.
67. Hangisi? Çöz bakalım
- Çöz bakalım
- Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı süsleme sanatlarından biri değildir?
- Çini
- Meddah
- Tezhip
- Minyatür
- B
- Meddah, hikâyeleri taklitlerle anlatan halk sanatçısıdır. Çini, tezhip ve minyatür süsleme sanatlarıdır.
68. Kim bilecek?
- Süleymaniye ve Selimiye camilerini hangi mimar yaptı?
- Mimar Sinan
- Ahilikte kadınların meslek sahibi olmasını sağlayan yapılanmanın adı nedir?
- Bacıyan-ı Rum (Anadolu Bacıları)
- Bugün vakıf eserlerinin bakım ve onarımını hangi kurum yapar?
- Vakıflar Genel Müdürlüğü
Bölüm 7 · Çıkmış sorular (9 slayt)
69. Çıkmış sorular
- Bursluluk Sınavı (eski adıyla DPY/PYBS, bugün İOKBS) ve SBS’de bu konudan sorulan 8 soru
- 2024’ten 2011’e
- Her soruda çözüm ipucu
- Cevap tıklayınca açılır
Öğretmene not: Bu sorular eski programa göre sorulmuştur. Konuları bu sununun 2. ve 3. bölümlerinde işlenir; ancak toplum yapısı (reaya ve askerî sınıf), devşirme, Kapıkulu ve tımar yeni ders kitabında ayrıca anlatılmaz. Soru metinlerindeki küçük yazım hataları düzeltildi; soruların içeriği ve cevapları değiştirilmedi.
70. Çıkmış sorular
- Bursluluk Sınavı · 2024
- Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti’nde devşirme sistemine göre yetiştirilip Kapıkulu Ocaklarında görev yapan askerî sınıflardan biridir?
- Yeniçeriler
- Akıncılar
- Azaplar
- Tımarlı sipahiler
- A
- Yeniçeriler devşirme sistemiyle yetiştirilen Kapıkulu askerleridir. Akıncılar, azaplar ve tımarlı sipahiler ise eyalet askerleridir.
71. Çıkmış sorular
- Bursluluk Sınavı · 2023
- Osmanlı Devleti’nde yönetilenlere “reaya” adı verilirdi.
- Buna göre aşağıdakilerden hangisi reaya sınıfından değildir?
- Tüccar
- Esnaf
- Köylü
- Yeniçeri
- D
- Yeniçeriler askerî sınıftandır, yani yönetenler arasındadır.
72. Çıkmış sorular
- Bursluluk Sınavı · 2023
- Osmanlı Devleti’nde sınırların genişlemesiyle birlikte farklı dil, din ve kültürden milletler bir arada yaşamaya başladı. Birbirinden farklı bu milletler 19. yüzyıla kadar barış ve huzur içinde beraberce yaşadılar.
- Buna göre Osmanlı Devleti ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- Devşirme sistemini uyguladığı
- İskân politikasını uyguladığı
- Divan teşkilatını oluşturduğu
- Çok uluslu bir yapıya sahip olduğu
- D
- Farklı dil, din ve kültürden milletlerin bir arada yaşaması çok uluslu bir yapıyı gösterir.
73. Çıkmış sorular
- Bursluluk Sınavı · 2021
- Osmanlı Devleti’nde yönetici ve askerî sınıf dışında kalan kesime “reaya” denilirdi.
- Bu bilgiye göre aşağıdakilerden hangisi reaya sınıfında yer almaz?
- Tüccarlar
- Vezirler
- Esnaf
- Konar göçerler
- B
- Vezirler devlet yöneticisidir; askerî sınıftandır.
74. Çıkmış sorular
- Bursluluk Sınavı · 2020
- Osmanlı Devleti’nde toplum, yönetenler ve yönetilenler olmak üzere ikiye ayrılmaktaydı. Yönetenler; askerî, idari, siyasi ve dinî yetkilere sahip devlet görevlileriydi.
- Bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi yönetenler arasında yer almaz?
- Sancak beyi
- Kadı
- Tımarlı sipahi
- Esnaf
- D
- Esnaf reayadandır, yani yönetilenler arasındadır.
75. Çıkmış sorular
- Bursluluk Sınavı · 2019
- Osmanlı nüfusunun önemli bir kısmı köylerde yaşardı. Konar göçerler çoğunlukla hayvancılıkla, köylüler ise daha çok tarımla uğraşırdı. Köylülerin büyük çoğunluğu, devletin kendilerine tahsis ettiği çiftlikleri işleten ailelerden oluşmaktaydı.
- Bu metne getirilebilecek en uygun başlık aşağıdakilerden hangisidir?
- Osmanlı Devleti’nin Askerî Yapısı
- Osmanlı Divan Teşkilatı
- Osmanlı Devleti’nin Toplumsal ve Ekonomik Yapısı
- Osmanlı İskân Politikası
- C
- Metin, insanların nerede yaşadığını (toplum) ve neyle geçindiğini (ekonomi) anlatıyor.
76. Çıkmış sorular
- Bursluluk Sınavı · 2012
- Şemada bazı divan üyelerinin günümüzde hangi bakanlıklarla benzerlik gösterdiği belirtilmiştir.
- Sadrazam
- Başbakan
- Kazasker
- Adalet Bakanı
- Defterdar
- ?
- Buna göre şemadaki boş yere aşağıdakilerden hangisi yazılabilir?
- Maliye Bakanı
- Devlet Bakanı
- Millî Eğitim Bakanı
- Millî Savunma Bakanı
- A
- Defterdar mali işlerden sorumluydu.
- Güncel not: Soru 2012’de sorulmuştur. 2018’den beri Türkiye’de Başbakanlık yoktur; Maliye Bakanlığının bugünkü adı Hazine ve Maliye Bakanlığıdır.
77. Çıkmış sorular
- SBS · 2011
- Ferman ve beratlara padişahın tuğrasını çeker.
- Devlete ait toprakların kayıtlarını tutar.
- Görevleri verilen divan üyesi aşağıdakilerden hangisidir?
- Nişancı
- Kazasker
- Defterdar
- Sadrazam
- A
- Tuğra çekmek ve toprak kayıtlarını tutmak nişancının görevidir.
Kapanış (3 slayt)
78. Gelecek derse hazırlanalım
- “Cumhuriyet” kelimesi sana hangi kavramları hatırlatıyor?
- Anayasamıza göre Türkiye Cumhuriyeti’nin temel nitelikleri nelerdir?
- Demokratik, laik, sosyal ve hukuk devleti ne demektir?
- Padişah ve Divan’ın yönetimi ile bugünkü yönetim arasında ne fark var?
- Anayasa’nın 2. maddesini bulup okuyun; Türkiye Cumhuriyeti’nin niteliklerini anlatan kelimelerin altını çizin.
Öğretmene not: Sıradaki öğrenme çıktısı SB.7.4.1 “Türkiye Cumhuriyeti’nin Nitelikleri” (4. öğrenme alanı: Yaşayan Demokrasimiz).
79. Kaynaklar ve notlar
- Öğrenme çıktısı
- MEB Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı: 7. sınıf, 3. öğrenme alanı (Ortak Mirasımız), SB.7.3.3.
- Kaynak
- MEB 7. Sınıf Sosyal Bilgiler ders kitabı (2026-2027) kapsamına göre özgün olarak yazılmıştır.
- Çıkmış sorular
- MEB Bursluluk Sınavı (DPY/PYBS/İOKBS) ve Seviye Belirleme Sınavı (SBS). Yıllar soruların üzerinde yazılıdır.
- Harita
- Natural Earth kıyı verisiyle çizildi. İşaretler yaklaşık konumlardır, sınırları göstermez.
- Kaynak sunu
- Toplum, ekonomi, ordu ve Divan slaytları, Erkan İsanmaz’ın “Beylikten Cihan Devletine” sunusu (sosyalbilgiler.biz) temel alınarak yeniden yazıldı.
80. Görsel kaynakları
- Süleymaniye Camii ve külliyesinin yapıları, İstanbul
- Arild Vågen · CC BY-SA 3.0 (creativecommons.org/licenses/by-sa/3.0) · Wikimedia Commons: Süleymaniye Mosque February 2013 04.jpg
- Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’nın taç kapılarından biri, Sivas
- Engin Mutlu 58 · CC BY-SA 4.0 (creativecommons.org/licenses/by-sa/4.0) · Wikimedia Commons: Sivas Divriği Ulu Camii Taç Kapısı.jpg
- Mostar Köprüsü ve Neretva Nehri, Bosna-Hersek
- Berthold Werner · CC BY-SA 4.0 (creativecommons.org/licenses/by-sa/4.0) · Wikimedia Commons: Mostar Stari Most BW 2024-10-01 12-58-38.jpg
- Adalet Kulesi, Topkapı Sarayı, İstanbul
- Joseolgon · CC BY 4.0 (creativecommons.org/licenses/by/4.0) · Wikimedia Commons: Tower of Justice Topkapı.jpg
- Selimiye Camii, Edirne
- "Yahia" · CC BY-SA 4.0 (creativecommons.org/licenses/by-sa/4.0) · Wikimedia Commons: Selimiye Camii, Edirne 12.jpg
- İznik çinileri, Rüstem Paşa Camii, İstanbul
- Till Niermann · CC BY-SA 3.0 (creativecommons.org/licenses/by-sa/3.0) · Wikimedia Commons: Rüstem Pasha mosque tiles.jpg
- Matrakçı Nasuh’un minyatüründe İstanbul (16. yüzyıl, ayrıntı)
- Matrakçı Nasuh · Kamu malı · Wikimedia Commons: İstanbul in the Menazilname by Matrakçı Nasuh (detail of the peninsula).jpg
- Çiçekli ebru örneği
- Brcan · CC0 · Wikimedia Commons: Ebru Sanatı Resim Art.jpg
- İmrahor Camii önündeki sadaka taşı, Üsküdar
- Karakalem · CC BY-SA 4.0 (creativecommons.org/licenses/by-sa/4.0) · Wikimedia Commons: İmrahor Mosque alms stone.jpg
- Karagöz ve Hacivat tasvirleri (20. yüzyıl), Türk ve İslam Eserleri Müzesi
- Francesco Bini · CC BY-SA 4.0 (creativecommons.org/licenses/by-sa/4.0) · Wikimedia Commons: Turchia, marionette karagoz, xx secolo, karagöz e hacivat (protagonista e antagonista) 02.jpg